40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Bebek Elvin’in doğum hikayesi

Bebek Elvin’in doğum hikayesi

DoğumTipi : Normal

Doğum Kilosu: 3330 Gram

Doğum Hikayem: Kızım şu anda 11 ayının içinde. Normal doğum olarak dünyaya getirdim. Öncelikle hamilelik sürecimde hiç bir sıkıntısı olmadı cimcimenin bana şükürler olsun ki sadece 8 ile 11. haftalar arasındaki bulantılarımı saymazsam gerisi gerçekten çok rahattı.
O bulantı zamanları cidden çok kötüydü hatırlamak dahi istemiyorum şu anda 🙂 sonra bizimki ufak ufak kıpırdanmaya başladığında deli gibi hareket ediyordu karnımın içinde özellikle tiyatro ve konserlerde hoplayıp duruyordu içimde sanırım biraz sanatçı ruhlu olacak 🙂 internet üzerinde yaptığım araştırmaya göre doğum tarihi 18 Mayıs 2013 olarak hesaplanıyordu tabi doktorlar o günün hiç bir zaman tutmayacağını size söyleseler de siz aşağı yukarı o zamanlar olduğunu düşünüyorsunuz ve kendinizi ona göre kodluyorsunuz. son günlerinde annem de kayınvalidemde ayın 10’unda geldiler bekle bekle bizimkinden bir kıpırtı yok, neyse son günlerde yürüyüşlere gitmeye çalışıyorum kendimi iyi hissetmek için yine dolaşıyordum hantallaşmamak adına çünkü 18 kilo almıştım. (hala daha o kilonun 3 kilosu duruyor ama azmettim vereceğim) sonra bir gün nişan dedikleri bir kanamam oldu annemlere söylediğimde tamam dediler bugün yarın çocuk geliyor doktora gittim hiçbir şey yok. muayene etti daha rahimde birazcık yumuşama var dedi hiçbir şekilde açılma yok
NST’ye bağlandım saatlerce bekle bekle hiçbir kıpırtı yoktu daha var diyip geri gönderdiler. ondan iki üç gün sonra biraz sancım oldu bizimkiler özellikle de eşim tabi ilk çocuğumuz olduğu için panik halinde gidelim gidelim diye tutturdu. apar topar acile gittik o kadar sancıya rağmen hiçbir şey yoktu yine muayene
NST derken biz tekrar tıpış tıpış evin yolunu tuttuk. bu arada tarih 20 Mayıs olmuştu ama bizim kız yerini çok sevdiğinden herhalde hiç de öyle gelesi yoktu 🙂 iki gün sonra gece sancılarım sıklaşmaya başladı. yani ben onların sancı olduğunu sanıyordum 🙁 doğumdaki sancımın yanında iğne ucu kadar kalıyormuş meğerse. sancılar artık 15-20 dakikada bir gelmeye başlayınca apar topar biz tekrar hastanenin yolunu tuttuk. Günlerden 22 Mayıs ve bizim boğa burcu olacak diye beklediğimiz kızımız artık kesinlikle ikizler burcu diye şakalaşıyorduk. hastanede muayene olduğumda üç santim açılmamın olduğunu ve doğumun başladığını söylediler. ve artık hastaneye yatma zamanım gelmişti nihayet bizim küçük cimcime gelmeye karar vermişti artık. bir sürü kan alıp tahlil yaptılar. kıyafetlerimi değiştirdiler saçlarımı toplayıp bonemi taktılar ve tamamen doğum moduna girdiğin sırada seni yine
NST’ye bağlıyorlar. hamileliğin son zamanlarında o makineyle bütünleşiyorsun artık 🙂 bir süre sonra beni sancı odasına aldılar. gerçekten adının hakkını sonuna kadar veren bir oda. sancı ki ne sancı yok böyle bir şey. ilk doğumunun olduğundan biraz geç açılman olabilir demişlerdi ve Tanrım o kadar sancıya benim iki üç saatte bir santim ancak açılmam oluyordu. susuzluktan ölmüştüm. bir yudum su dahi vermiyorlardı. sonradan sezaryena dönme durumu olduğunda zehirlenme durumları olduğundan vermiyorlarmış onu da sonra öğrendim. elimin üzerinde bir serum. deli gibi sancı çekiyorum. durduğunda biraz rahatlıyorum ama sonrasında çıldıracak gibi oluyorum. tepemdeki
NST aletinin ibaresi 100’ü gösterdiğinde ben çıldıracak gibi oluyorum. bu arada gün artık ışımaya başladı ve ben hala sancı çekiyordum. kızımı doğurana kadar tam 13 saat sancı çektim çok kötüydü ama değdi gerçekten. günün aydınlandığını gördüğümde artık nerdeyse tükenmek üzereydim. Eşim ve annemler de yazık bekleme salonunda tükenmiş durumdalarmış sonradan öğrendim. yattığımız odada 9 kişiden altısı sezaryena dönüp mecburen sezaryen doğuma almışlardı.İçlerinde benim de olduğum üç kişi kalmıştık direnen 🙂 saat sabah 11’e doğru doktorum gelip yeniden muayene ettiğimde tamam dedi artık doğuma alabiliriz. çok şükür dedim artık biraz olsun bitecekti sancılarım. ve saat tam 11:25’te küçük Elvinimiz dünyaya geldi. hemşire tutup bana doğru bacaklarından tutup salladı bak bu senin kızın ne kadar şirin dedi. üstüne kıyafetlerini giydirip yanımdaki küveze yatırdı. artık doğum bitmiş dikişlerim atılacaktı ama ben hiçbir şey acı duymuyordum artık. kızımın gözleri açık öyle dönmüş bana bakıyordu. ilk orda tanışıp konuştuk onunla hiç ağlamadı ve minicikti 3,330 kg. dünyaya geldi. dikişlerim bittiğinde beni bir tekerlekli sandalyeye oturtup kucağıma kızımı verdiler. beraber odaya geçtik ve o kadar çekilen sancının sonunda dünyaya gelen mucize artık kollarımdaydı. bir kaç dakika sonra babamız ve anneanne ile babaannemiz de o küçük mucizeyi görmek için gelmişlerdi. Allah’ım yokluğunu göstermesin çekilen o kadar acıların hepsini sonradan hissetmiyor unutuyor insan gerçekten o bize
Allah’ın verdiği en güzel mucize…

Bu Haber 2.460 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 16.04.2014 Çar 11 : 16

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.