40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Esra annenin doğum hikayesi

Esra annenin doğum hikayesi

DOĞUM HİKAYEM: Merhaba,Uzun süren bir beraberliği taçlandırmanın en güzel yolu bir bebek sahibi olmak sanırım.Bizde eşimle çok fazla değil ama biraz geçte olsa bu taçlandırmadan nasiplenmek istedik.Hamile olduğumu fark ettiğimde ufaklık 5 haftalık olmuştu bile. Hemen ailelere haber verildi, her yerde bir bayram havası.Benim bayram havam ise 6. Haftadan sonra değişmeye başladı, her sabah ve her akşam belli saatlerde başlayan mide bulantıları ile geçen sürece girmiştim.Bir yandan sağlıklı beslenme bir yandan her gün yapılan 40 dakikalık yürüyüşler ilk 4 ay beni bayağı yordu. Ama altın dönem dedikleri sürece gelince tekrar bayram havası benim için geri geldi. Eşimden inanılmaz destek görüyordum, her akşam yiyeceklerimi kendi eliyle hazırlıyor, yürüyüşlerimde bana eşlik ediyordu. Diğer hamile arkadaşlarımın eşleri de kilo alırken benim kocam benle yürüdüğü için kilo vermeye başlamıştı.Zaman hızla ilerliyordu, çok sıkıntılı bir hamilelik geçirmesem de yazın hamilelik geçirmek biraz zordu, sıcaklar beni çok yoruyor, doğal olarak her yerim şişiyordu. Hele o ayakların önlenemez şişmeleri bombaydı, artık işe terlikle gitmeye başlamıştım, bol bir tshirt ve tayt bunları kendime forma yaptım.Evet Eylül ayı da gelmişti 38. hafta bitti 39. haftaya başlamıştık, bekleyiş artık tavan yapmış. Hastane çantamız kapıda hazır bekliyorduk. Kontrolüme gittiğimde doktorumun sanırım artık hazırsın seni akşam bekliyorum dediğinde ufak çaplı bir şok yaşadım sanırım aslında hala hazır değildim. Karnımdayken onu taşımak aslında bana çok kolay gelmişti. Şimdi kucağıma alacağım anın endişesi sarmıştı.Tüm aile, yakın arkadaşlar hep birlikte hastaneye gittik ve bekleyiş başladı. Evet sancıların gelmesi başlaması gerekirken ben hiç bir şey hissetmiyordum. Sonra suni sancı vermeye başladılar, merak etme birkaç saat içinde doğum başlar derken suyum geldi. Ama gel gör ki hala hiç bir şey hissetmiyordum. Normal doğumu eşimde bende o kadar çok istiyorduk ki sezaryenın “s”sini ağzımıza almıyorduk ama 20. Saatin sonunda hala bebekten bir ses çıkmayınca doktorumuz antibiyotiğe başlamak zorundayız dedi. Bu noktada bir seçim yapmamız gerekiyordu, eşimle konuştuk ve hiç istemediğimiz sezaryen kelimesi hayatımıza girdi.12 Eylül 2014 saat 20:00 de beni doğum için aldılar. En azından doğduğu anı görebilmek istediğim için Epidural takılmasını istedim. İçeride güzel sakin bir hava vardı, epiduralı takan doktor hangi müziği dinlemek istersin diye sordu. Nerden aklıma geldiyse Ray Charles istedim sanırım arkasından da Bob Marley J.Bu süreç içinde eşim elimi hiç bırakmadı taki saat 20:59’u gösterip doktor Umut (eşimin adı) ayağa kalk diyene kadar. Bir baktım başımın üstünden birkaç damla yaş yüzüme geliyor. Sonra benim kucağıma bir melek koydular, bembeyaz bir şey hiç bu kadar gözleri açık bir bebek görmemiştim, direk gözlerimin içine baktı. Gözümden sadece bir damla yaş aktı ve durdu. Yaş durdu ve zamanda durdu artık her şey değişti, hayatın akışı değişti, ben sanırım bu küçük adama aşık oldum. Ve ben artık anneydim.Ben yukarı çıktığımda herkes tebrik ediyordu, ufaklığı görmüşlerdi, hepsinin gözleri dolu dolu olmuştu. Odaya çıktığımda annemle babam bana sarıldı, annem kulağıma eğilip sen gelene kadar içim hiç rahat edemedi dedi. Ee onunda anne yüreği o da kendi bebeğini düşünüyor dedim içimden. Canım annem. Sanırım artık onu anlamam çok daha kolay olacak.Sonra odadan kalabalığı çıkarttılar ve MERT bebeği kucağıma verdiler artık emzirmem gerekiyormuş, hiç bilmediğin bir şeyin mucizevi olarak yapılabiliyor hala gelmesi de ancak bu şekilde ifade edilebilir MUCİZE. Zaten ilk hamile kaldığın andan son ana kadar emzirmeden büyüdüğünü gördüğün tüm süreç bir MÜCİZE.Mert Suat Savaş şuan 7 aylık ve mükemmel bir çocuk. Allah isteyen herkese bu mucizeyi yaşamayı nasip etsin.
Sevgiler.

Bu Haber 3.428 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 21.04.2014 Pts 10 : 21

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.