40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Gebelikte sağlıklı beslenme nasıl olmalı ?

Gebelikte sağlıklı beslenme nasıl olmalı ?

HAMİLELİKTE AY AY BESLENME

Bir kadının hayatındaki en özel dönemlerinden biridir gebelik. Anne adayı, karnında kendinden bir parça taşımakta ve anne olma heyecanını yaşamakta, bebeğine kavuşmak için gün saymakta bir yandan da vücudunda meydana gelen değişikliklerle başa çıkmaya çalışmaktadır.

Gebelik döneminde yeterli ve dengeli beslenme bebeğin büyüme ve gelişmesi için önemlidir, bebeğin yetişkinlik çağında yakalanabileceği hastalıklarını önler. Hamilelik ilk üç ay 1. Trimester, ikinci üç ay 2. Trimester, üçüncü ay da 3. Trimester olarak adlandırılır. Her dönemin özelliği farklılık göstermekle beraber gebelik boyunca dikkat edilmesi gereken genel ilkeler vardır.

Gebelik ve emzirme döneminde kadının günlük enerji ve besin ögeleri gereksinmesi; annenin yaşına, gebelik öncesi kilosuna, besin depolarının yeterlilik derecesine, çalışma durumu ve fiziksel aktivite gibi birçok etmene bağlıdır.

HAMİLELİKTE KİLO ALIMI NE KADAR OLMALI

Gebelik süresince yeterli kilo alamama, düşük doğum ağırlıklı bebek doğum riskini artırır. Gebelik süresince aşırı kilo alımı bebeklerde iri bebek sahibi olmaya ve erişkin dönemde obeziteye  yol açabilir. Gebelik süresince zayıflama diyetleri kesinlikle önerilmez. Anne adayının aşırı kilo alımı önlenir. Gebelerin ve emziren annelerin günlük ek enerji gereksinimleri yüksek kalorili sağlıksız besinler yerine sağlıklı besin gruplarından sağlanmalıdır. Eğer anne zayıfsa 12-18,5 kg alması, normal kiloda ise 9-14 kilo alması tavsiye edilmektedir. Eğer anne hafif kilolu veya şişman kategorisinde ise 9 – 12 kilo arası alması kabul edilebilir. Anne adayının beslenmesini düzenlemek için gebelik boyunca diyetisyen takibinde olması önerilir.

1.TRİMESTER’DE BESLENME ( İLK ÜÇ AY )

Genellikle hamileliğin ilk üç ayında annede gereksinimlerde artış söz konusu değildir. Ancak bu dönem annenin beslenmesinde birçok güçlüğün ortaya çıktığı dönemdir.  Hamilelik döneminde fizyolojik değişiklikler sonucu iştah azalması, sindirim sistemindeki sorunlar, özellikle kusma ve bulantılar yeterli besin alımını azaltmaktadır. Anne adayının kötü bir beslenme tablosuna girmemesi için öğün sayısını artırıp besin miktarını azaltması, yiyemediği gıdaların muadillerini tüketip ısrarcı olunmaması, yemeklerin olabildiğince iştah açıcı şekilde hazırlanması gerekir.

Sigara ve Alkol: Gebelik ve emzirme döneminde sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

Bulantı-Kusma: Gebelikte bulantı ve kusma, ilk bir buçuk ayda  başlayıp, genellikle üçüncü ayda  en yüksek düzeye ulaşır ve daha sonra azalır. Bazen gebelik boyunca sürdüğü de gözlenmektedir. Bulantılar mide boş iken daha fazla olur. Genel olarak az az sık sık beslenme, yemeklerle birlikte sıvı tüketmemek, kuru gıdalara ağırlık vermek ve bu dönemin geçici olduğunu bilerek sabırlı davranmak önemlidir. Yemek kokusundan uzak kalmak da bulantıları azaltabilir.

Aşerme, Tiksinme: Gebelik döneminde hormonal değişikliklerle ortaya çıkan aşerme, bazı besinlere karşı şiddetli bir istek veya aşırı bir isteksizlik (tiksinme) durumu olarak tanımlanır. Bazı kadınlar hiç aşermezken bazıları belirli gıdalara aşerebilir. Mümkün oldukça mevsiminde taze gıdaları tercih etmek gerekir.

Besin zehirlenmesi: Güvenilir yerlerden et alınmalı, derin dondurucuya her öğün tüketilecek kadar ayrı ayrı porsiyonlanmalı, her seferinde tüketilecek kadar et ürünü buzdolabı alt bölümünde çözdürülmeli, çözdürülen et ürünü tekrar dondurulmamalıdır. Bakteri üretmesi riski nedeniyle gebe ve emziren kadınlar çiğ yumurta içeren besinleri tüketmemelidir. Sakatat ve şarküteri ürünlerinden, az pişmiş hayvansal gıdalardan kaçınmak gerekir. Peynir de pastörize ve az tuzlu olmalıdır.

2.TRİMESTER BESLENME

Anemi (Kansızlık):  Demir eksikliğinden kaynaklanan anemi, prematürelik (37. Haftadan erken doğum), düşük doğum ağırlığı (2500 gramdan hafif bebek), bebek ölümleri, annede kilo alımının azalması, taşikardi(hızlı kalp atımı), yorgunluk, baş dönmesine sebep olabilmektedir. Bu nedenle T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından tüm gebelere 16. gebelik haftasından itibaren 40-60 mg/gün elemental demir desteğine başlanması ve doğum sonrası da 3 ay olmak üzere toplam 9 ay süre ile verilmesi önerilmektedir. Gebe beslenmesinde vücut tarafından kolaylıkla emilen kırmızı ete ağırlık verilmelidir. Demir emilimini artırmak için demir kaynakları (kümes hayvanları, yumurta, kuru meyveler, kurubaklagiller, pekmez, tam tahıl ve zenginleştirilmiş tahıl ürünleri) C vitamininden zengin besinler (taze meyve ve sebzeler) ile beraber tüketilmelidir. Ayrıca demir emilimini engellediği için yemeklerle birlikte çay-kahve tüketiminden kaçınılmalıdır. Yemekle çay arasına en az 1 saat vakit girmelidir.

Gestasyonel Diyabet: Gestasyonel diyabet ilk kez gebelik sırasında ortaya çıkan kan şekerindeki dengesizliktir. Ailesinde şeker hastalığı olanlarda, gebelik öncesi şişman olanlarda, gebelik süresince fazla kilo alanlarda, 35 yaş üzeri gebelerde, daha önceki gebeliklerinde gestasyonel diyabet olanlarda, daha önce makrozamik(4.5 kilodan fazla doğan iri) bebek doğuranlarda gestasyonel diyabet sık görülür. Gebeliğin 24-28. haftaları arasında bu açıdan araştırmalar yapıldıktan sonra erken müdahale yapılarak hem anne hem de bebek sağlığı korunur. Gestasyonel diyabet çoğunlukla doğumdan sonra geçer. Gestasyonel diyabeti olan kadınların kan şeker düzeyleri düzenli olarak izlenmeli, kan glukoz düzeyine yönelik beslenme programı uygulanmalı, fazla kilo alımından sakınılmalı, diyetle karbonhidrat sınırlaması yapılmamalı, zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Bu nedenle her anne adayı kan Glukoz Yükleme Testi yaptırmalı, sonuçlarını diyetisyenle mutlaka değerlendirmelidir.

Mide Yanması: Gebelikte sindirim sistemi sorunları olarak reflü ve mide yanması sık görülür. Doğum sonrası iki ay içerisinde normale döner. Mide yanmasında ara öğünlerin tüketilmesi, süt ve yoğurt gibi besinlerin tercih edilmesi, yemek sonrası hemen yatılmaması, çok baharatlı ve yağlı besinler, gazlı içecekler, limon ve meyve sularının şikâyetleri artıracağından kaçınılması gerekir.

3.TRİMESTER BESLENME

Konstipasyon (Kabızlık): İnce barsak hareketlerinin (motilitesinin) azalması ve kalın bağırsakta sıvı emiliminin artması ve fiziksel aktivitenin azalmasına bağlı olarak gebelerde kabızlık sık görülür. Yüksek posa ve yeterli sıvı alımı ile konstipasyon engellenmelidir. Anne adayı tam tahıllı beslenmeye ağırlık vermeli, tam buğday ekmeği, bulgur, kuru baklagiller, yulaf tüketimini artırmalı, günlük 2.5 -3 litre su içmeye özen göstermeli, şekersiz komposto, taze sıkılmış meyve suyu, limonata, ayran, ve ıhlamur, rezene, papatya gibi bitki çayları tüketmelidir. Anne adayı doktoruna danışarak her gün yarım saat yürümeye özen göstermelidir. Ağır egzersizlerden kaçınmalıdır.

GEBELİKTE VİTAMİN VE MİNERAL DURUMU

Folik asit: Gebelikteki en önemli vitaminlerden biridir. Mümkünse planlanan gebeliklerde, hamilelik istenen tarihten en az iki ay önce kullanılmaya başlanması maksimum fayda görülmesini sağlayacaktır. İnsandaki nöral tüp adı verilen yapı; beyin dokusundan başlayıp, boylu boyunca omuriliği de içine alacak şekilde aşağı doğru uzanan bir yapıdır. Bu yapı, döllenme meydana geldikten sonraki 2. ile 3. hafta arasında gelişimini tamamlar. Gelişimin herhangi bir nedenle sorunlu olması, tüpün herhangi bir bölgesinin açık kalmasına neden olur ve bu duruma nöral tüp defekti (kusuru) adı verilir. Bu rahatsızlık ülkemizde Avrupa ülkelerine oranla daha sık görülmektedir. Folik asitten zengin beslenmek bebeğinizin bu hastalığa yakalanma ihtimalini azaltır.

 Folik asit kaynakları: Ispanak, pırasa, semizotu, marul, tere, roka gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, et, yumurta, süt ürünleridir.

Bu gıdalara ağırlık vererek beslenmeye rağmen mutlaka folik asit takviyesi gereklidir. Bu nedenle gebe kalmadan önce veya gebeliği öğrenir öğrenmez mutlaka doktorunuza danışarak folik asit takviyesine başlamalısınız.

D vitamini: Vücudun D vitamini gereksinmesi güneş ışığı yolu ile karşılanmasına rağmen, gebelik döneminde gereksinmenin artması nedeniyle T.C. Sağlık Bakanlığı tüm gebelere D vitamini desteği programı başlatılmıştır. Gebelere, gebeliğin 12. haftasından itibaren 1200 IU (30 mcg)/gün (9 damla) tek doz D vitamini başlanması, gebelik süresince devam edilmesi ve doğum sonrası en az 6 ay emzirme süresince kullanılması önerilmektedir.

Kalsiyum: Sık doğumlar, güneş ışınlarından yararlanamama, hareket azlığı ve emzirme süresinin uzaması ve kaybedilen kalsiyumun yerine yeterli alım olmaması durumunda kadında osteomalasia (kemik yumuşaması) ve diş çürükleri görülebilmektedir. Türkiye’de süt ve türevleri grubu besinlerin toplam tüketim miktarı gebe-emziren kadınlar için önerilen miktarların altındadır. Bu nedenle süt ve türevlerinin tüketiminin artırılması gereklidir. Süt,yoğurt, ayran, kefir, sütlü tatlılar günde 4 porsiyon tüketilmelidir. Yeterli alım ile bebeğin iskelet yapısı gelişir, annenin kemik kütlesi korunur ve anneyi ileriki yaşlarda osteoporozdan(kemik erimesi) korunur.

İyot: Gebe ve emziren kadınlarda iyot gereksinmesi artmaktadır. Türkiye’de 1995 yılından günümüze “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” yürütülmektedir. Program kapsamında 1998 yılında tuzun iyotlanması konusunda yasal düzenleme yapılarak sofralık tuzların iyotlanması zorunlu hale getirilmiştir. Gıda sanayi tuzuna iyot eklenmemektedir. Özellikle çeşitli nedenlerle tuz alımının kısıtlanması gereken gebelik planlayan kadınlar, gebe ve emziren kadınların iyot gereksinmesi (200- 250 mcg/gün) mutlaka karşılanmalıdır.

Tuz: Toplum için geçerli olan sodyum alımındaki kısıtlama, gebe ve emziren kadınlar için de geçerlidir. Anne adayı hipertansiyon ve ödem sorunu ile karşılaşmamak için yemeklere az tuz koyarak hazırlamalı, tuzu yemek piştikten sonra eklemeli, yemeğin tadına bakmadan tuz ilave etmemelidir. Kişi başı günlük tuz tüketimi bir çay kaşığı (5 gr) ile sınırlı olmalıdır. Yapılan araştırmalarda toplumumuzun en az 3 çay kaşığı tuz tükettiği saptanmıştır.

Balık tüketimi: Gebelik süresince balık tüketimi önemlidir. Balık bebeğin beyin gelişimi için elzem olan omega 3 yağ asitlerinden zengindir. Bazı balıklar aşırı civa içerebilecekleri için tüketimine dikkat edilmelidir. Haftada 2 porsiyon yağlı balık (somon, alabalık, yayın balığı gibi) tüketimi önerilmektedir. Konserve ton balığı tüketimi haftada bir kez olmalıdır.

Kuruyemiş tüketimi: Eğer annede veya bebekte alerji yoksa bu besinlerin sınırlanmasına gerek yoktur. İçerdiği sağlıklı yağlarla kan kolesterol seviyesini düşüren ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar, kalorileri yüksek olduğundan dengeli şekilde tüketilmelidir. Emziren kadınlarda çok baharatlı, soğanlı, sarımsaklı veya gaz yapıcı besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Sıvı alımı: Gebe ve emziren kadınların sıvı gereksinmesi artan hücre dışı sıvı hacmi, fetus gereksinmesi, amniyotik sıvı ve anne sütü salgılanması gibi nedenlerle artmaktadır. Bu nedenle günlük yeterli sıvı alımının sağlanması önemlidir. Sıvı kaynağı olarak; su, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir. Gebe ve emziren kadınlarda 2.5 – 3 litre sıvı alınması önerilir.

Kafein: Tüketimi en fazla 200 mg/ gün olmalıdır (yaklaşık 2 fincan hazır kahve veya 3-4 bardak çay). Çikolata ve kakao içeren ürünlerin, bazı gazlı içeceklerin de kafein içerdiği unutulmamalıdır.

HAMİLELİKTE GÜNLÜK ÖRNEK MENÜ

Sabah

1 haşlanmış yumurta

1 kibrit kutusu az tuzlu peynir

1 tatlı kaşığı pekmez

3 dilim tam buğday ekmeği

Domates, salatalık, biber veya mevsim yeşillikleri

Öğle

1 kase çorba

3-4 köfte büyüklüğü kadar et, tavuk, balık (veya bir porsiyon kurubaklagil yemeği)

Salata

1 kase yoğurt

3 dilim tam buğday ekmeği

Akşam

1 kase çorba veya 1 kepçe bulgur pilavı/ makarna

1 porsiyon sebze yemeği

1 bardak ayran

3 dilim tam buğday ekmeği

Ara öğünler (seçmeli)

kuru kayısı(3 adet), 3 ceviz

kuru incir(1 adet), 1 avuç badem, fındık

kuru üzüm(1 avuç, çekirdekleri çiğnenerek), 1 bardak kefir

hurma (3 adet), 1 bardak süt

1 orta boy taze meyve, 1 kase yoğurt

1 avuç leblebi, 1 bardak süt

Bu menü örnek olarak hazırlanmış olup, size en uygun menüyü diyetisyenle beraber planlayabilirsiniz.

Diyetisyen Çiğdem Öteleş

Bu Haber 4.036 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 02.01.2017 Pts 12 : 2

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.