40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Rahim Ağzında Yara ( Erozyon – Ektropiyon )

Rahim Ağzında Yara ( Erozyon – Ektropiyon )

Rahim Ağzında Yara ( Erozyon – Ektropiyon )

        İnsanların hayatları boyunca en seyrek karşılaştıkları ve genellikle farkında olmadan uzun bir süre üzerlerinde taşıdıkları hastalıklar iç organ ve genital bölge rahatsızlıklarıdır.
Rahim ağzı hastalıkları da bu anlamda bilinçsiz olunduğunda insana kısa sürede zarar verecek ciddi rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Her ne kadar erken tanı yöntemleri ile yüzde doksan beşe varan ölçüde tedavi imkânları olsa da farkına varılmadığında sonuçları ciddi boyutlarda olabilmektedir.

Rahim ağzında en çok görülen hastalık hangisidir?

       Bu hastalıklardan en çok görüleni rahim ağzında oluşan yaralardır. Bunlardan ilki Servikal Eversiyon yani Ektropiyondur. Rahim ağzının iç ve dış tarafı farklı türde hücreler ile örtülmüş durumda bulunmaktadır. Bu iki katman arasındaki sınır bozulmalara uğradığında kırmızı renkli bir yara görüntüsünü almakta ve bulunduğu yerde kalmaktadır. Genellikle dışa vuran bir rahatsızlık vermediğinden çoğu kadın tarafından fark edilmemekle birlikte periyodik muayeneler sırasında fark edilebilir. Bazı durumlarda adet dönemi veya sonrasına olağan olmayan renkte ve kötü kokulu bir akıntıya sebep olabildiğinden birçok kişi tarafından endişe yaratsa da heyecanlanacak bir durum söz konusu değildir.

Yaraların oluşma sebepleri nelerdir?

       Doğum kontrol hapı, kayganlaştırıcı krem veya tampon kullanan kişilerde dokunun travmatize olmasından dolayı meydana çıkabileceği gibi gebelik ve genç kızlık süresince de ortaya çıkabilmektedir. Bazı durumlarda prezervatif dokusunun yarattığı tahrip edici etki de bu tür rahatsızlıkların oluşmasını tetikleyebilmektedir. Çoğunlukla karşılaşılmasa da bazı vajinal enfeksiyonların da rahim ağzı yaralanmalarına sebep olduğu da bilinmektedir. Hastalığın tüm bu nedenlerle birebir alakası olabileceği gibi tümünün kullanılması durumunda bile ortaya çıkmaması da ihtimaller arasındadır.

Yaralar tehlikeli midirler?

       Her ne kadar rahimde oluşan bir bozulma durumu olsa da tedavi gerektiren bir durum değildir. Pek çok kişinin hayatı boyunca birkaç kez yaşadığı ve fark ettirmeden kendiliğinden iyileşen bu rahatsızlık çok nadir durumlarda belli başlı rahatsızlıklara dönüşmektedir. Durum fark edildiğinden mutlak suretle smear testi uygulanmalı ve herhangi başka bir patolojik durumla karşı karşıya olunmadığına kanaat getirilmelidir. Hekim incelemesi ile beraber rahatsızlığın neden meydana geldiği belirlendiğinde sebebin kullanımı kesilip hastalığın kendiliğinden iyileşmesi sağlanacaktır. Ancak yaranın uzun bir süre zarfında kendi kendine iyileşmemesi ve kişiyi rahatsız eden boyutlarda koku ve akıntı gerçekleştirmesi halinde dondurma veya yakma yolu tercih edilebilmektedir. Bu işlemler oldukça hızlı ve acısız olduğundan hastaya herhangi olumsuz bir geri dönüşü olmayacaktır. Arzu eden kişilerin yaraları lazer yöntemi ile de ortadan kaldırılabilmektedir.

Rahim ağzı yara çeşitleri nelerdir?

       Bir diğer rahim ağzı yaralanması ise Servikal Erozyondur. Önceki rahatsızlıktan farkı ise genellikle kendi kendine iyileşmeyen bir yapıda bulunup tedavi ve takibinin gerekmesidir. Oluşma süreci Eversiyonda olduğu gibi gerçekleşmeyip mutlak suretle smear testine tabi tutulmalıdır. Bu testin yeterli olmadığı durumlarda biyopsi ve kolposkopi yöntemleri kullanılarak erken tanıda kesin sonuca ulaşılmalı ve vakit kaybetmeden dondurma veya yakma yolu ile vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer testlerin sonuçları olumsuz yönde ise patolojik rahatsızlık tespit edilerek bu yönde tedavi sürdürülmelidir.

Rahim ağzı yaraları kısırlığa sebep olur mu?

       Halk arasında ortak bilinen yanlışlardan birisi de rahim ağzı yaralarının kısırlığa sebep olduğu yönündedir. Hastalık süresince oluşan herhangi bir lezyon veya değişimin kısırlığa sebep olduğu bilinmemekle birlikte tedavi süresince yapılan yanlış smear testleri veya ileri kriyoterapi işlemleri sebebi ile infertilite meydana gelebilmektedir. Bugüne kadar rastlanan rahatsızlıklarda oldukça az sayıda gözükse de oluşması muhtemel olan bu bozukluk hakkında detaylı bilgiye ve testlere hekim kontrolünde ulaşılabilmektedir. Fakat hastalığın oluştuğunun anlaşıldığı andan itibaren kısırlık şüphesi duymak ve bu konuda umutsuzluğa kapılmak yersiz olacaktır.

Bu Haber 8.415 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 17.09.2013 Sal 09 : 17

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.