40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Sezaryen doğum hangi durmlarda yapılmalıdır ?

Sezaryen doğum hangi durmlarda yapılmalıdır ?

SEZARYEN DOĞUM NEDİR?
HANGİ DURUMLARDA SEZARYEN DOĞUM YAPILMALIDIR?

 Sezaryen doğum öncelikle yapılan gebelik muayenesi sırasında ya da doğum sürecini suni sancı verilerek başlatma sırasında başarısızlık oluşunda düşünülebilir. Ancak kadında doğum süreci başlamıştır birinci veya ikinci evre esnasında sezaryen doğuma karar verilebilir. Çoğunlukla sezaryen doğuma kadında doğum başladıktan sonra doğum anının ilerleme süreci ve” fetal distresin” gelişme durumlarında genellikle karar verilmektedir.

Doktorun yapmış olduğu muayeneden sonra sezaryen doğumuna nasıl karar verilir;

 Sezaryen ile doğum yapma kararı gebede doğum süreci başlamadan önce antenatal incelemelerin sonucunda karar verilebilmektedir. Genel olarak acil bir durum gerektirmeyen bu sezaryen doğumları hangi hususlarda tercih edilmelidir;

  • Plasentanın anne rahminin ağzını tümü ile kapatması durumlarında ,ancak kısmi rahim ağzının kapanması durumlarında ise doğum esnasında rahim ağzı açılırken çok aşırı kanamanın meydana gelmesi,hatta rahim ağzının tümü ile kapalı olmasından bebeğin doğum kanalına geçişine imken olmadığı durumlarda çoğunlukla
    sezaryen doğum tercih edilmelidir.
  • Sezaryen doğum genellikle 36 hafta sonrasında yapılan gebelik muayenesi ve ultrason sonucunda da tanısı konulmaktadır.
    • Yapılan bu ultrasonlar da gebeliğin önceki dönemlerinde plasentanın rahim ağzına yakın olması ya da rahim ağzını tümü ile kapattığı görülebilmektedir. Bu gözlem sonucunda bebeğin sezaryen ile doğurtulmasına karar verilir.
  • Eğer bebek anne karnında ters veya yan durma pozisyonunda ise ancak fetüsler çoğunlukla anne karnında gebeliğin ilk dönemlerinde genellikle makat pozisyonu yani baş aşağı durmaktadır ve çok sıklıkla pozisyonlarını değiştirmektedirler. Özellikle bebek 36. Haftadan sonra anne karnında yerini değiştirmek de oldukça zorlanmaktadır.
  • Ancak bebek 36.haftadan sonra anne karnında enlemesine bir pozisyonda duruyor ise mutlaka sezaryen doğum ile alınması gereklidir.
  • Bebeğin makat ile gelmesi durumlarında fetüsün incelenmesi sonucunda vajinal doğuma izin verilmelidir.
  • Eğer bebeğin ilk doğum için girişi başı yerine ayakları ise mutlaka sezaryen doğum yaptırılmalıdır.
  • Genellikle ilk doğumları olan pek çok anne adayı için makat gelişinden doğum yapamayacak ise ve bununla beraber doğum sırasında oluşabilecek riskler göz önünde bulundurularak sıklıkla sezaryen doğumlarına karar verilmektedir.

Normalden iri olan bebekler;

        Anne karnında doğum için hazırlanan bebek yapılan ultrason incelemelerinde eğer 4500 gramdan daha fazla ağır ise vajinal doğum zor olacağı için sezaryen doğum tercih edilmelidir. Anne adayı ortalama bir boy ve kiloda ise iri bir bebeğin doğumu esnasında birinci evrede ya da ekinci evrede iken anne adayında veya bebekte istenmeyen bir takım durumlar gelişebilir. Bu durum ise genellikle doğum sürecinin ikinci evresinde iken bebeğin çıkarken omuzlarının takılması durumudur. Bu riskler düşünülerek mutlaka iri bir bebek doğum yapılacak ise anne sezaryen doğum tercih edilmelidir.

Pelvis darlığı;

    Pelvis çatlağı durumları daha çok anne adayının çocukluk evresinde iken geçirmiş olduğu kemik pelvis yapısını etkileyen ve bozan hastalıklar da rastlanmaktadır. Eğer anne adayında böyle bir şüpheli durum söz konusu ise antenetal dönemde iken dikkatli yapılan pelvik muayenelerin de bu teşhis konulabilir. Ancak anne adayının pelvik yapısı normal doğuma izin vermiyorsa mutlaka sezaryen ile doğum tercih edilmelidir.

Herpes simpleks enfeksiyonu
Çoğunlukla anne adayında olan (HSV)enfeksiyonu normal doğum sırasında bebeğe bulaşma riski oldukça yüksektir. bu enfeksiyon yeni doğan bebekte çok ciddi derecede sinir sistemi enfeksiyonuna sebep olacağından sezaryen doğuma karar verilmelidir. Ama unutmayın! Sezaryen doğumunda da bulaşmayı engelleyemeyebilmektedir.

Daha önceden sezaryen ile doğum yapmış kişiler;

Genellikle ilk doğumları sezaryen ile gerçekleşen kadınlar neden ikinci doğumlarının da sezaryen olarak yaparlar?

Çoğunlukla ilk doğumları sezaryen ile yapılan kadınlarda uterusa bir kesi atılmaktadır ve daha sonra bebek alınarak usulüne uygun bir şekilde bu kesi kapatılır. Ancak bu kesi ne kadar düzgün bir şekilde kapatılırsa kapatılsın ya da çok mükemmeli bir iyileşme olursa olsun atılan kesi sebebi ile uterus kasının genel olarak bütünlüğü bozulmuş demektir. İkinci bir gebelik durumunda ise daha önceki doğumda açılmış olan uterus ile bebek büyümeye başladığından dolayı önceden açılmış olan kesi yerinde gerginlik meydana gelir. Ancak oluşan bu gerginlik kesi bölgesinde meydana gelen açılmaya veya bu bölgede yırtıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Oluşan bu durumlarda ise kanamalara ve plasentanın işlevini bozduğu için anneye ve bebeğe çok ciddi tehlikeler oluşturabilir. Anne için özel koşullar hazırlanılarak ilk doğumu sezaryen olmasına rağmen ikinci doğumunu normal olarak yapabilmektedir. Ayrıca bu hazırlanan özel koşullar sırasında eğer ciddi komplikasyonlar meydana gelir ise acil olarak sezaryen doğuma başvurulmalıdır. Bu nedenle daha sonraki doğumların da sezaryen ile doğurtulması daha uygun olmaktadır.

Doğum kanalında oluşan miyomlar ya da doğum kanalını tıkayan kitleler;

 Çoğunlukla doğum kanalında oluşan büyük miyomlar veya kitleler çok nadirde olsa perine de oluşan HPV enfeksiyonuna bağlı olarak kondilom lezyonlarına sebep olduğu için bebeğin doğum kanalından geçmesine ve doğmasına engel olabilir. Özellikle ikinci evrede iken yani annenin ıkınması gereken evrede sakıncalı olan durumlarda, eğer annede kalp ya da beyin ile ilgili hastalıklar var ise ıkınma sebebi ile kafa ve karın içi basınçlar sakıncalıdır. Annede olan bu hastalıkların uzmanı ile görüşülerek sezaryen doğumuna karar verilmelidir.

Bebekte meydana gelen bazı anormallikler;

Bebeğin yaşamla olan bağdaşan ve doğum kanalından geçişini engelleyecek” omfalosel “ya da “hidrosefali” bulunan fiziksel kusurlarda sezaryen doğumu tercih edilmelidir. Bu şekilde doğan bebek ise hemen uzman doktor tarafından gözetim altına alınmalıdır. Ancak kadının doğum süreci başlamadan da meydana gelen bir takım sorunlar neticesinde de sezaryen doğumuna karar verilebilir. Ancak bebek ya da anne ile alakalı gebeliğin gidişatı ile de sezaryen doğuma karar verilebilir.Diğer bir problem ise vajinismus, eğer vajina girişi dar ise doktorun yapmış olduğu vajinal muayene sonrasında doğumun ilerleyiş süreci de takip edilerek sezaryen doğum tercih edilebilir. Ancak anne adayında mevcut olan dirençli vajinismus vakalarında ise son çare mutlaka sezaryen doğumdur. Eğer anne adayı normal doğum yapmaktan korkuyor ise ya da psikiyatri problemleri yaşıyorsa, normal doğum için ikna edilemiyor ise sezaryen doğum gerçekleştirilmektedir.

 Diğer bir sezaryen doğum seçenekleri;

Ancak kesin bir problem olmayan durumlarda ise doktorlar sezaryen doğumun bebek sağlığı açısından daha uygun olduğunu düşünmektedir. Çok uzun bir kısırlık süreci geçiren anne adayı tüp bebek ile gebe kaldıktan sonra, daha önce çok sayıda düşük ya da erken doğum sebebi ile bebek kayıplarından dolayı bebek sahibi olamayan çiftlerde genellikle sezaryen doğum daha fazla tercih edilmektedir. Ancak sezaryen doğumda verilen anestezinin normal doğumdan farklı olarak riski olduğunun anne adayı tarafından bilinmesi gereklidir. Fakat yaşanılan zorluklar sonucunda ise bebeğin canlı olarak dünyaya gelmesi bu risklerin kabullenilmesini açıklamaktadır. Ancak normal doğum ve sezaryen doğum karşılaştırıldığında ise farklı çelişkiler ortaya çıkmaktadır. Hiç bir şekilde risk taşımayan bir gebelik normal doğum ile sonuçlanmaktadır. Ancak risk varken sezaryen doğum tercih edilmelidir.

Bu Haber 28.595 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 04.05.2013 Cts 08 : 4