40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Aşama aşama normal doğumun evreleri

Aşama aşama normal doğumun evreleri

DOĞUM EYLEMİNİN EVRELERİ

Doğum, bebeğin dünyaya gelmesi yani doğum eyleminin gerçekleşmesi için uterus ve serviks fonksiyonlarında pek çok değişimin yaşandığı bir süreçtir. Bu süreçte uterus yani rahimde başlangıç, hazırlık, ilerleme ve iyileşme fazları olarak peş peşe 4 evre yaşanır. Doğum eylemi 3. faz yani ilerleme fazında gerçekleşir.

Başlangıç fazı: Gebeliğin en uzun evresi olup gebeliğin yaklaşık %95’ini oluşturur. Bu evrede uterusta, servikal açılmaya neden olacak önemli bir hareketlilik ve kasılma görülmez, sessizlik hakimdir.

Hazırlık fazı: Uterusun doğum kontraksiyonlarına hazırlandığı fazdır. Bu dönemde uterus doğum eyleminin gerçekleşmesi için gereken kasılmalara kendini hazırlamak için bazı değişimler geçirir. Rahim kasılmaları başlamadan önce, servikste kapsamlı yeniden yapılanmalar yaşanır. Servikste bağ dokusu değişiklikleri olur. Bu fazın sonunda servikal yumuşama gerçekleşmiş ve dilatasyon (serviks’te açılma) başlamıştır.

İlerleme fazı: Doğum eyleminin gerçekleştiği fazdır. Bu yazımızın asıl konusunu doğum eyleminin klinik evreleri oluşturmaktadır.

İyileşme fazı: Son faz olan iyileşme fazı, bebek ve plasentanın doğumundan sonra başlayan ve uterusun sonraki gebelik için hazırlandığı dönemdir. Bu fazda uterus ve serviks yenilenerek gebelik öncesi durumuna geri döner. Adet görmenin yeniden başlaması, uterusun sonraki gebelik için hazır olduğunu gösterir.

Bu yazımızda yukarıda da ifade edildiği gibi ilerleme fazında gerçekleşen doğum eyleminin evreleri konu edilmiştir. Ancak, doğumun yukarına anlatılan faz ya da evreleri ile doğum eyleminin aşağıda anlattığımız evreleri birbirine karıştırılmamalıdır.

DOĞUM EYLEMİ ve EVRELERİ

Doğum eylemi nedir?

Doğum eylemi, rahim ağzında yumuşama ve açılmaya neden olan ve giderek sayısı ve şiddeti artan kasılmalarla birlikte fetüs ve eklerinin dışarı atıldığı klinik bir süreçtir. Doğum eylemi son adet kanamasından yaklaşık 40 hafta sonra gerçekleşir.

Doğum eyleminin 1. evresi

Düzenli doğum sancılarının ve rahim kasılmalarının başlamasından rahim ağzında silinme (efesman) denen sürecin tamamlanması ve rahim ağzındaki açılmanın (dilatasyon) “tam açıklık” olarak kabul edilen yaklaşık 10 cm’lik bir açıklığa ulaşmasına kadar geçen süredir. Bu nedenle 1. evre, “servikal silinme ve açılma evresi” olarak da adlandırılır.

Bu evre doğum eyleminin en uzun aşamasıdır ve yaklaşık 9 saat sürer. Ancak bu süre bireysel farklılıklar gösterebilir. Bu evre ilk doğumunu yapanlarda ortalama 8-12 saat, ikince veya sonraki doğumunu yapanlarda ise daha kısa, ortalama 6–8 saat kadar sürmektedir.

Doğumun birinci evresi pasif (latent) dönem, aktif dönem ve geçiş dönemi olarak üçe ayrılır.

Pasif (latent) dönem: Doğum eyleminin birinci evresini oluşturan Dilatasyon ve efesman evresinin ilk aşamasıdır. Düzenli doğum sancıları ve rahim kasılmalarının varlığı ile başlar ve rahim ağzında silinmenin tamamlanıp rahim ağzı açıklığının 3 cm olmasıyla son bulur. Pasif dönemde ağrıların sıklığı daha az, ağrılar daha hafiftir. Bu dönem ilk doğumunu yapanlarda yaklaşık 8–9 saat, diğerlerinde ise yaklaşık 5–6 saat sürer.

Aktif dönem: Rahim ağzı açıklığının yaklaşık 4 cm’ye ulaştıktan sonra başlayan ve 7-8 cm olduğunda sona eren dönemdir. Rahim ağzında silinme tamamlanmış ve rahim kasılmalarının sıklığı ve şiddeti artmıştır. Kasılmalar 3-5 dakikada bir olur ve 30-60 saniye kadar devam eder. Aktif dönem ortalama 2-3 saat sürer.

Geçiş dönemi: Birinci evrenin yani servikal silinme ve açılma evresinin son aşamasıdır. Rahim ağzı açıklığı 7-8 cm olduğunda başlar ve 10 cm olduğunda tamamlanır. Bu dönemde servikal dilatasyon yani rahim ağzının açılması tamamlanır. Bebek hızla aşağıya iner ve saçları dışarıdan görülebilecek duruma gelir. Kasılmaların sıklığı 2–3 dakikada bir ve daha şiddetli olacak şekilde iyice artmıştır Bazı literatürlerde bu dönemden ayrıca söz edilmez, aktif dönemin içinde değerlendirilir. Bu dönemin, ilk kez doğum yapacaklarda 3 saatten, diğerlerinde ise 1 saatten daha uzun sürmemesi istenir.

Doğum eyleminin 2. evresi

Rahim ağzının tam açılmasıyla başlar, bebeğin doğumuyla son bulur. Bu nedenle bu evre “fetusun atılma evresi” olarak da adlandırılır. Bu evre, ilk doğumlarda 30 dakika ile 2 saat arasında değişen bir süre alır, sonraki doğumlarda ise 5-30 dakika kadar sürer. Bu sürelerin, ilk doğumlarda 2 saat, sonraki doğumlarda ise 1 saatten fazla olması anormal kabul edilir.

Bu dönemde anne, ıkınarak doğuma aktif olarak yardımcı olur. Ikınma hareketi, ağrının en güçlü olduğu sırada derin bir nefes alıp bu havayı dışarı vermeden, ağız kapalı, kalça ve bel “C” pozisyonunda, çene göğse dayalı olacak şekilde makat bölgesine doğru bebeğin itilmesi şeklinde yapılır. . Bebeğin başı doğarken anneye ıkınmaması söylenir.

Doğum gerçekleştikten sonra 2-3 cm’lik mesafeden göbek kordonu klemp ile sıkıştırılarak kesilir, bebeğin ayak izi alınır. Bebeğe ve anneye kimlik tespiti için kol bantları takılır.

Doğum eyleminin 2. evresini uzatan faktörler: Epidural anestezi, sancıları yavaşlatacağından doğum eyleminin 2. evresini uzatır. Diğer taraftan, uzun süre suni sancı verilmesi de rahmin yorulmasına ve 2. evrenin uzanmasına yol açabilir. Annenin ilk doğumunu yapıyor olması, annenin yetersiz ıkınması, bebeğin normalden iri olması ve obezite gibi bazı faktörler de doğum eyleminin 2. evresini uzatabilmektedir.

Doğum eyleminin 3. evresi

Bebeğin doğumundan bebeğin eşi (plesanta) ve zarların atılımıyla son bulur. Halas evresi olarak da bilinir. Bu evre 5–30 dakika arasında sürmektedir.

Plasentanın atıldıktan sonraki ilk 4 saatlik süre kanama kontrolü açısından önemlidir. Bu evrede annenin tansiyonu, nabzı ve diğer bulguları da takip edilmelidir. Kanama kontrolünün yapıldığı bu evre, bazı literatürlerde “kanama kontrol evresi” adıyla doğum eyleminin 4. evresi olarak anlatılmaktadır.

Bu Haber 4.366 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 18.04.2017 Sal 10 : 18

YORUM YAZ
  1. Gülcan dedi ki:

    Meraba hocam ben 10 haftalık hamileyim doktorum vajinal unrasyon baktı ve 100 % oğlan dedi bu kararlık iken belli olurmu cinsiyeti yanılma olurmu

    1. admin admin dedi ki:

      Gülcan hanım bazı kadın doğum uzmanları gebeliğin 10. haftasından itibaren kemik yapısına bakarak tahminde bulunabiliyorlar.Bu tahminlerde yanılma olabiliyor.Bu konuda en doğru yöntem gebeliğin 14. haftasından sonra ultrason ile bebeğin genital bölgesine bakılarak tespit edilen sonuçtur.