40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Doğumhanede sizleri neler bekliyor ?

Doğumhanede sizleri neler bekliyor ?

Yaklaşık 40 haftalık bir hamilelik süresini tamamladınız, doğum için gerekli hazırlıklarınızı yaptınız, çantanızı hazırladınız. Bir süre sonra hamilelik dönemi sona erecek. Doğumhaneyi ve doğumu düşünüyorsunuz. Hamileliğiniz boyunca defalarca doktora gittiniz ve tahliller yaptırdınız, ama yine de merek ve endişe içindesiniz.

İşte bu yazımızda, hastaneye yatış ve doğumhane ve doğum süreci hakkında sizi bilgilendireceğiz.

Evde doğum mümkün mü?

Sağlıklı hamilelerin doğumlarını, hiçbir müdahale yapılmadan evde gerçekleştirmesi mümkündür. Ancak, doğum sürecinde herhangi bir problemin yaşanmayacağını öngörmek mümkün değildir. Bu nedenle, tüm doğumların hastanede gerçekleşmesi en güvenilir yol olarak kabul edilmekte ve önerilmektedir. Evde doğum, doğumun ebe tarafından desteklenmesi ve gerektiğinde anne adayının hastaneye ulaştırılabilmesi ile mümkün olur (Kaynak 1). Bu nedenle, eğer doğumun başladığını düşünüyor ya da bu konuda şüphe içindeyseniz hemen hastaneye başvurmalısınız.

Doğumun başladığı nasıl anlaşılır?

Eğer her on beş dakikada bir, en az iki kasılma ve buna eşlik eden sancı, karında sertleşme, rahim ağzını kapatan tıkacın (nişan) genişleyen rahim ağzından düşmesinden kaynaklanan vajinal akıntı ve nişan kanaması, halk arasında “bebeğin suyunun gelmesi” olarak bilinen rahimden amniyon sıvısının akması gibi belirtiler gerçekleşmişse doğum çok yakın veya başlamış demektir. Bu belirtilerde belli bir sıra yoktur, bu belirtiler kişiden kişiye ve aynı kişinin her doğumunda farklı bir sıralama gösterebilir.

Doğum sancıları ve kasılmalar, ilk doğumunu yapacak kadınlarda yavaş başlar. Bazı kadınlarda doğumun ilk evresi sancısız da geçebilir. Kasılmaların sıklığı ve süresi önemlidir. Bazen yalancı doğum ağrıları olarak tabir edilen ağrılar yanıltıcı olabilir ve sizi telaşlandırabilir.

Gerçek doğum ağrıları;

  • Düzenlidir, 4-5 dakikada bir tekrarlar ve 30-70 saniye sürer,
  • Masaj ve istirahat etmekle geçmez,
  • Daha çok sırt bölgesinde başlar öne doğru hareket eder. Ağrı bel, kasık ve karnın her noktasında aynı hissedilir,
  • Rahim ağzında yumuşama ve açılmaya neden olur.

Yalancı doğum ağrıları ise;

  • Düzensizdir, şiddeti genellikle hafiftir, daha çok gün sonunda hissedilir,
  • Masaj ve istirahatle geçebilir,
  • Daha çok bel ve kasık bölgesinde hissedilir,
  • Rahim ağzında yumuşama ve açılmaya neden olmaz.

Hastaneye ilk başvuru ve yatış:

Hastaneye başvurduğunuzda öncelikle gerçekten doğumun başlayıp başlamadığı vajinal muayene ile kontrol edilecektir. Buna ilaveten ultrason muayenesi ile kaçıncı gebelik haftasında olduğunuz değerlendirilir ve bebeğin durumu kontrol edilir.

Yapılan kontrol muayenesi doğumun başladığına işaret ediyorsa doğumhaneye kabul edilirsiniz. Eğer, her on beş dakikada en az iki kasılma ve buna eşlik rahim ağzının incelmesi ya da “silinme” denen sürecin (servikal efasman) tamamen gerçekleşmesi, rahim ağzındaki açılmanın 3 cm ve üzeri olması, amniyon kesesinin kendiliğinden yırtılması gibi belirtilerin en az iki tanesi varsa doğum başlamış demektir (Kaynak 1).

Eğer rahim ağzında açılma ve rahim ağzında incelme ya da bir kısalma yoksa, su gelmesi gerçekleşmemişse, kanama gibi herhangi bir anormallik görülmüyorsa ve bebeğin NST muayenesi sonuçları normalse doğumhaneye kabul gerçekleştirilmez, tekrar evinize gönderilirsiniz.

Yapılan kontrollerde doğumun başladığına dair belirtilere rağmen bebeğin doğum zamanının henüz erken olduğuna karar verilirse rahim kasılması ve doğum sancıların durdurulması ve doğumun ötelenmesi için bir tedavi başlatılabilir.

Normal doğum mu sezaryen mi?

Normal doğum için ıkınmanızın sakıncalı olduğu kalp hastalığı gibi çeşitli hastalıklarınız, plasentanın erken ayrılması, plasentanın rahim ağzını kapatması, kordon sarkması gibi sizin ve bebeğiniz için bazı riskli durumlar varsa ameliyat öncesi hazırlıklar ve tetkikler yapılarak ameliyathaneye alınırsınız. Sezaryen sonrasında hastalar servisteki odasında 1-2 günlük takip sonrasında taburcu edilir.

Normal doğum mümkün iken, normal doğumdan korkma, sancı çekmek istememe gibi nedenlerle isteğe bağlı sezaryen yapılabilmektedir. Normal doğum mu sezaryen mi? Tercihiyle yüz yüze kaldığınızda sezaryen doğumun risklerini iyi değerlendirmenizi öneririz.

Doğumhane

Öncelikle, tebrikler. Bebeğinize kavuşmak üzere doğumhanedesiniz. Heyecanlısınız, titriyorsunuz! Ama unutmayın, yalnız değilsiniz. İlk kez anne–baba olacak pek çok kişi heyecanla doğum sürecini bekliyor. Zaten hastane ortamının endişelendirmesi de normaldir. Derin bir nefes alın ve bebeğinize kavuşacağınızı, anne olacağınızı düşünün. Doğumhanelerin son yıllarda soğuk bir klinik olmaktan çıkıp, iyice geliştiğini ve kendinizi evinizde gibi hissedeceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Etrafınızdaki cihaz ve aletler de sizi korkutmasın. Onların, nur topu gibi bir bebeğe kavuşmanıza yardımcı olmak üzere orada durduklarını düşünün.

Bu arada, doğumhanedeki bu cihazların neler olduğuna bir göz atalım ve her bir cihazın neden önemli olduğunu anlamaya çalışalım:

Spekulum: hamilelik boyunca yapılan rutin kontrollerin bazılarında kullanıldığı için hatırlayacağınız bir alettir. Doğumda doğum kanalının ne kadar genişlediğinin kontrol edilmesinde kullanılacaktır.

Amniyotik kanca: Uzunca bir tığ şeklindeki bu alet, doğum başlamış olmasına rağmen kendiliğinden yırtılmayan Amniyon kesesini açmak için kullanılır. Bu işlem sırasında hiç ağrı hissedilmez.

Makaslar: Doğum sırasında ihtiyaç duyulduğunda epizyotomi gibi cerrahi kesi işlemleri ve bebek doğduğunda bebeğin göbek kordonunu kesmek için kullanılır.

Göbek kelepçesi: Bebeğin göbek kordonunu kesmeden önce sıkıştırmada kullanılır.

Vakum ekstraktör cihazı: Güç doğumlarda kullanılan, vakum pompasına bağlı çan çeklindeki kısmı ile bebeğin saçlı kafa derisine negatif basınç uygulayarak pelvisten geçişini sağlamada kullanılan bir cihazdır.

Doğum masası: doğumun gerçekleştirildiği masadır.

Forseps, Güç doğumlarda bebeğin başını yanlarından kavrayıp doğum kanalından çekmek için tasarlanmış kaşık şeklinde bir alettir.

Fetal monitör (NST) cihazı: doğum sırasında bebeğin kalp atışını dinlemek için kullanılır.

Doğumhanenin bölümleri ve normal doğum:

Doğumhanelerde sancı ve doğum odası gibi farklı bölümler vardır. İlk alınacağınız oda sancı odasıdır. Bazı doğum üniteleri, doğumun tüm aşamaları tek bir mekanda gerçekleştirilecek şekilde planlanır; sancı, doğum ve lohusalık aşamaları aynı odada geçirilir.

Normal vajinal doğum 3 evrede gerçekleşir: Doğum eyleminin başlamasından rahim ağzı açıklığı 9-10 cm oluncaya kadarki süre birinci evredir. Rahim ağzının tam açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen ikinci süre evredir. Üçüncü evre ise, bebeğin doğumundan plasenta ve zarların atılmasına kadar geçen süredir. İşte bu evrelerden birinci evre sancı odasında, ikinci ve üçüncü evreler ise doğum odasında gerçekleşir.

Sancı odası: Doğumhaneye kabul edilen hamileler doğum salonuna alınmadan önce travay odası da denilen sancı odasına alınır. Burası anne adayının doğum salonuna alınıncaya kadar sancı çektiği, takibinin yapıldığı, sezaryen gerekiyorsa ameliyata hazırlandığı yerdir. Burada hastaya doğumun daha kolay yapılması için lavman yapılarak bağırsakların boşalması sağlanır. Rahim ağzı açıklığı 9-10 cm oluncaya kadar anne adayları burada kalır. Bu odada anne ve bebek sürekli takip edilir, doğum sancısı yetersiz ise oksitosin uygulanarak halk arasında suni sancı olarak bilinen doğum indüksiyonu gerçekleştirilir. Bebeğin kalp atışları ve hareketleri NST cihazı ile test edilir. İhtiyaç duyulursa ultrason muayenesi de yapılır. Serviks (yani rahim ağzı) tam olarak açılıncaya kadar yani doğumun 1. evresi tamamlanana kadar bu odada tutulursunuz.

Doğum odası: Anne adayı serviks ya da rahim ağzı bebeğin saçları dışarıdan görülebilecek şekilde tam olarak açıldığında doğum odasına alınır. Eğer doğumhaneye gelinceye kadar rahim ağzı yeterince açılmışsa, o zaman anne adayı sancı odasına alınmadan doğrudan doğum odasına alınır. Burası doğumun gerçekleştiği yerdir.

Doğal doğumu destekleyen çok farklı pozisyonlar önerilse de günümüzde, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de kullanılan geleneksel doğum pozisyonu sırt üstü yatıp bacakların toplandığı litotomi pozisyonudur. Bu pozisyon, tanıdık olduğunuz jinekolojik muayene pozisyonudur.

Doğum Müdahaleleri:

Normal doğum, anne karnında gelişimini tamamlamış bir bebeğin (37 haftadan büyük) herhangi bir müdahale olmaksızın vajinal yolla doğmasıdır. Bazı durumlarda doğumu kolaylaştırmak veya çabuklaştırmak için müdahaleler de gerekebilir. Eğer doğuma yardımcı olmak amacıyla vakum veya forseps kullanılmışsa, anne adayına suni sancı verilmişse ya da bebeğin vajenden çıkışını kolaylaştırmak için epizyotomi denilen kontrollü kesi işlemi yapılmışsa bu doğum müdahaleli doğumdur. Eğer bebeğin çıkışı sırasında perine bölgesinde yırtılma riski varsa bu bölgeye kontrollü cerrahi kesi işlemi uygulanır. Bu kesi işlemi lokal anestezi ile yapılacağından acı hissetmezsiniz.

Bebek doğduktan sonra 2-3 cm’lik mesafeden göbek kordonu kesilerek buraya klemp takılır. Bebeğin ayak izi alınır. Herhangi bir karışıklığa neden olmaması için Bebeğe ve anneye kimlik tespiti için kol bantları takılır. Böylece doğumun ikinci evresi tamamlanmış olur. Bu esnada bebek, eğer uygunsa anneye emzirmesi için verilebilir. Bu işlem plasentanın ayrılmasını da kolaylaştırır.

Bebeğin eşinin (plasenta) doğumu ve epizyotomi dikişi:

Bebek doğduktan sonra bebeğin eşinin (plasenta) ayrılmasına kadar geçen süre doğum eyleminin son aşamasıdır. Bu süre 10-30 dakika kadar sürebilir. Bu sürede anne halen doğum masasındadır. Bebeğin eşi ayrılırken anne bir ağrı hissetmez. Bazı durumlarda plasenta kendiliğinden ayrılmaz ve müdahale gerekebilir. Plasenta çıktıktan sonra rahim içinde plasenta parçası kalıp kalmadığını anlamak için çıkan plasentanın tam olup olmadığı kontrol edilir. Rahim içinde plasenta parçası kalması kanama ve enfeksiyona sebep olur. Daha sonra doğum sırasında kesi yapılmışsa bu bölgeye dikiş atılır. Bu işlem lokal anestezi ile yapılır. Plasentanın ayrılmasından sonra doğumun son evresi de tamamlanmış olur. O anda anne, yorgunluk hissine rağmen mutludur ve rahatlamıştır.

Plasentanın atıldıktan sonra annenin gerekli temizliği ve kanama kontrolü yapılarak doğum odasından normal hasta odasına nakli yapılır. Bu odada ilk 4 saat boyunca, tansiyon ve nabzı ölçülür, kanama kontrolü ve diğer kontrolleri yapılır. Bazı literatürlerde, plasentanın doğumundan sonraki ilk 4 saat doğum eyleminin dördüncü evresi olarak zikredilmektedir. Bu evrede eğer bebekte bir problem yoksa annesine verilmiştir.

Normal doğumdan sonra toparlanma daha çabuk olur, 1 günlük bir takipten sonra, 1 hafta sonra kontrole gelmek üzere anne ve bebeği taburcu edilir.

Bu Haber 25.232 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 25.04.2017 Sal 12 : 25

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.