reklam-alani
40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Gebelikte baklagil tüketimi

Gebelikte baklagil tüketimi

Fasulye, barbunya, nohut, börülce, bezelye, bakla, soya gibi taneli yemeklik baklagiller gebelik sürecinde sağlıklı olmayı, iyi hissetmeyi sağlayıcı etkiler içerirler.

1.Protein içeriği

Ucuz ve yüksek kalitesi olan bitkisel protein kaynağıdırlar. Tohumlar yaklaşık % 20-25 oranında protein içerirler. Bu sayede diyetle alınan hayvansal proteinlerin azaltılıp yerine kuru baklagillerin konulması ile kolesterol seviyelerinde gerileme ortaya çıkar. Yemeklik tane baklagiller tahıllara göre bazı aminoasitlerden fakirdir. Bu nedenle mercimek, nohut gibi baklagillerin tahıllardan buğday ve pirinç ile karıştırılarak tüketilmesi bu eksikliği karşılar ve protein kalitesi yüksek dengeli bir diyet sağlar.

2.Yağ oranı

Yemeklik tane baklagillerin yağ oranı oldukça düşüktür ve bitkisel kanyaklı olmaları sebebiyle kolesterol içermezler. Bu sayede kalp damar hastalıklarını önlemede faydalıdırlar.

3.Karbonhidrat içeriği

Baklagiller % 35- 55 arası nişasta içerirler. İçerdikleri karbonhidratlar su emme, şişme ve yağ çekme gibi özellikler taşırlar. Basınçlı pişirme, karbonhidratların sindirimini kolaylaştırır.

4.Vitamin içeriği

Baklagiller B grubu vitaminler bakımından oldukça zengin, A, C ve E vitaminlerinden genellikle yetersizdir. Gebelik döneminde anne sağlığı ve bebeğin sinir sisteminin gelişmesi için önemli bir B vitamini olan folik asitten zengindir. Özellikle fasulye tüketildiği her gün folik asit gereksiniminin yarısını karşılar. Fazla pişirme, b grubu vitaminlerin kaybını artırır. Bu nedenle kaybı en aza indirdiğinden basınçla pişirme tercih edilmelidir.

5.Mineral durumu

Baklagiller potasyum, fosfor, demir ve kalsiyum bakımından oldukça zengindir. Özellikle gebelik gibi gereksinimlerin artmış olduğu önemli dönemlerde bebeğin gelişiminin desteklenmesi ve annenin depolarının eksilmemesi için tüketimi önemlidir. Yüksek ısıda pişirme ve kabuk soyma mineral oranını azaltır, minerallerin yemek suyuna geçmesine neden olur. Baklagiller, metabolizma faaliyetleri için önemli olan bakır, magnezyum ve çinko minerallerini de içerirler.

6.Çözünür – çözünmez lifler

Baklagiller hem suda çözünür hem de çözünmez lifleri yeterli oranda içerirler. Çözünmez liflerin tüketimi kilo alımı, kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltıcı etkiye sahipken, çözünür lifler LDL( kötü kolesterol) ve toplam serum kolesterolünü düşürerek kalp ve damar hastalıkları açısından koruma sağlar. Gebelikte, büyüyen bebeğin bağırsaklara baskı yapmasına bağlı olarak gerçekleşen kabızlığı önlemede fayda gösterirler. Baklagillerde kabuk soyma, lif oranını ve yararlı etkilerini azaltır.

7.Gaz yapıcı faktörler

İnsanlarda sindirim sisteminde uygun enzim bulunmaması nedeniyle baklagillerin yapısında bulunan oligosakkaritleri sindiremezler. Bağırsaklarımızda bulunan bakteriler bu oligosakkaritleri sindirir ve gaz açığa çıkar. Nohutta gaz yapıcı öğe daha fazla bulunduğundan diğer baklagillere göre daha fazla gaz yapar. Buna rağmen baklagillerde bulunan oligosakkaritler; kan şekeri ve Trigliserid seviyesini düşürür, HDL (iyi kolesterol) seviyesini, dışkı ağırlığı ve sıklığını artırır, bağışıklığı kuvvetlendirici etkiler gösterir.

8.Besin dışı maddeler

Baklagiller çeşitli enzim baskılayıcılar, lektin, tanen ve fitat grubu maddeler içerir. Bu maddeler karbonhidrat ve proteinlerle birleşerek besin maddelerinin yararlılığını, bağırsaklardan besin maddelerinin emilimini azaltır.

9.Favizm faktörleri

Kırmızı kan hücrelerinin bozulmasını engelleyen enzim eksikliğine sahip kişilerde taze veya pişmiş bakla tüketimi kırmızı kan hücrelerini tahrip eder. Hemoglobinin yapısı bozulur ve kana oksijen taşıyan başlıca molekül olma özelliğini kaybeder. Kişilerde yorgunluk, baş dönmesi, kusma, kan karışmasına bağlı turuncu renkli idrar belirtileri görülür. Bu durumda hayat boyu bakla ürünleri tüketilmemesi gerekir.

Baklagiller bazı toksik maddeler ve besin emilimini azaltıcı öğeler içermelerine rağmen sağlık açısından faydalı birçok özellik içerirler. Kilo kontrolünü kolaylaştırması, et tüketemeyen gebeler için demir ve protein içermesi ve folik asit kaynağı olması baklagillerin fonksiyonel gıdalar içerisindeki önemli yerini kuvvetlendirmektedir. Bu nedenle anne adayları haftada 2 kez birer porsiyon baklagil tüketmeye ağırlık vermeliler. Kuru baklagillerin sulu yemekleri yanında, piyaz, pilaki, humus gibi yardımcı yemek olarak tüketilmesi, haşlanarak çorba ve salatalara katılarak da tüketilmesi sadece kış mevsiminde değil baklagillerden her mevsim yararlanılmasını sağlayacaktır. Siz de damak zevkinize göre hazırladığınız tariflere baklagil ilave ederek yeni lezzetler deneyebilirsiniz.

Diyetisyen Çiğdem Öteleş

Bu Haber 734 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 13.06.2018 Çar 10 : 13

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.