40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Gebelikte diyet ürünler kullanılabilir mi ?

Gebelikte diyet ürünler kullanılabilir mi ?

DİET ÜRÜNLER NEDEN ÜRETİLDİ?

Alışveriş yaparken raflarda bir sürü ürün görmek kafanızı karıştırıyor olabilir. Keşke bu ürünler hiç üretilmeseydi de biz de almasaydık dediğinizi duyar gibiyim. Bu ürünler aslında belirli rahatsızlıkları olan diyabet, kalp rahatsızlığı gibi hastalıklara sahip insanların beslenmesine çeşitlilik sağlamak için üretilmişti. Ancak, kalorisi kısıtlanmış ürünler herkesi cezbediyor. İçerisinde bulunan katkı maddeleri ve çeşitli bileşenler kafanızı karıştırıyor. Neden düşük kalorilisi varken, normalini tüketeyim? Bu ürünler kalorisiz veya az kalorili. İstediğim kadar tüketebilirim düşüncesi son derce yanlış. Öncelikle diyet ürünleri tanımamız gerekir.

Türk gıda kodeksine göre, enerjisi (kalorisi) % 25 azaltılmış ürünler diyet ürün sınıflandırmasına girer. Gıdaları temel olarak yiyecek ve içecekler olarak kabaca sınıflandırırsak, kalorisi azaltılmış içecekler (yarım yağlı süt, yağsız süt, kefir,  tatlandırıcılı gazlı içecekler ve gazsız soğuk çay, limonata, şerbet  gibi içecekler) ve kalorisi azaltılmış yiyecekler ( tereyağ, yoğurt, bisküvi, kraker, gevrekler, dondurma, reçel gibi kahvaltılık ürünler vb.) bu sınıflandırmadadır.

Burada önemli olan, diyet gıdanın ne için üretildiğidir. Birincisi, yağı veya şekeri azaltarak benzer gıdanın daha az kalori ile tüketilmesini amaçlatan kalorisi azaltılan ürünler grubu, diğeri ise diyabet hastaları için şeker yerine tatlandırıcı kullanılan diyabetik ürünlerdir.

YARIM YAĞLI – YAĞSIZ (LIGHT) SÜT VE ÜRÜNLERİNDE DURUM NE?

Süt ürünlerinden yarım yağlı veya light ürün tüketimi, üründe herhangi bir besin ögesi kaybı olmadan ilave katkı maddesi eklenmeden sadece yağını azaltarak kaloriyi düşürdüğünden tam yağlı süt ve ürünleri yerine kullanılmasını tavsiye ediyorum.

TATLANDIRICILARA İHTİYACIMIZ VAR MI?

Tatlandırıcılar, çay kahve gibi içeceklere ilave edilmek üzere direk tatlandırıcı olarak üretilmiş veya diyabetik – tatlı lezzete sahip ürünlerin içerisinde şeker tadı vermek üzere malzemeye ilave edilmiş olabilir.

Günümüzde kullanılmakta olan yapay tatlandırıcılar iki grupta incelenir: Bunlardan birincisi “enerji içeren” Sükroz (bal ve esmer şekerde), Fruktoz (meyvelerde ve balda), Sorbitol (sebze ve meyvelerde) ve Mannitol (gıda sanayinde ciklet ve şeker katkı maddesi olarak), Ksilitol (çilek, malta eriği ve karnabahar gibi mevye ve sebzelerde) gibi maddelerken, ikinci grup olan “enerji vermeyen” yapay tatlandırıcılara örnek olarak ise Aspartam, Asesülfam-K, Sakkarin ve Siklamat verilebilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, diyet ürünlerin kalorisiz olduğu yanılgısına kapılarak kontrolsüz tüketilmesi, daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır. Diyabetik olan ürünler şeker yerine tatlandırıcı içerir ama yağ ve protein içerikleri benzerleri gibidir. Bu nedenle ürün şekersiz diye kilo aldırmayacağı düşüncesine kapılmak yanlıştır.

Sakkarin

1879 yılında sentez edilen ilk yapay tatlandırıcı olan sakkarinin kanserojen etki yaptığı yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.  Bu nedenle aspartam üzerinde de çalışmalar yoğunlaştırılmıştır.

Aspartam

FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi), NCI (Ulusal Kanser Enstitüsü) aspartamın sakkarin gibi kanserojen bir özellik taşımadığını vurgulamıştır. Ancak son yıllarda özellikle İngiltere merkezli tartışmalar Aspartamın olası kanserojen etkilerini yeniden gündeme taşımıştır.

Diğer yapay tatlandırıcıların kanserojen etkilerinin dışında nefrotoksisite ( böbreklerde zehirlenme), hepatotoksisite ( karaciğerde zehirlenme), nörotoksisite (sinir sistemi ve beyinde zehirlenme), plasental ve fetal gelişme geriliği yapma potansiyellerinin bulunduğu ve bu gibi konularda henüz kesin değerlendirme yapmanın erken olduğu düşünülmektedir. Yapılan araştırmalarda yapay tatlandırıcıların özellikle bağırsaklarda glukoz emilimini sağlayan mekanizmaları uyardığı ve normal sınırlardan daha fazla glukoz emilimine neden olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Yine tatlandırıcılı ürünler belli miktarın üzerinde tüketildiğine laksatif ( ishal yapıcı ) etki gösterebilirler.

Çeşitli çalışmalarda hem şeker hem de yapay tatlandırıcı içeren ürünler kullanan gebelerde erken doğum riskinin arttığı tespit edilmiştir. Hayvanlarla yüksek fruktozlu mısır şurubu ile yapılan çalışmalarda tatlandırıcı tüketiminin; gebelikte kan şekeri ve tansiyon yükselmesi, insülin direnci ve bebekte damar hasarı oluşumuna ve hiperglisemiye neden olduğu saptanmıştır.  Yapay tatlandırıcılar kronik ve yüksek dozda kullanımlarında ciddi metabolik rahatsızlıklar oluşturabilecek risklere sahiptirler. Laboratuvar çalışmalarında tatlandırıcıların gebelerde plasentayı geçtikleri gözlemlendiğinden, öncelikle, hamilelerde kullanımının çok güvenlikli olmadığını belirtmek gerekiyor. Bu nedenle tatlandırıcı içeren ürünleri gebelerin kullanmasını tavsiye etmiyorum.

Sadece daha az kalori almak için hastalık riski dahi ortada yokken yalnızca formda kalabilmek veya gebelikte daha az kilo almak adına, tatlandırıcı kullanımına insanların yönlendirilmesi, gıda sanayiinin bilinçli bir çabasıdır.

Kadınların çalışma hayatında yer alması, ev dışında geçirilen zamanın artması, evde yemek yapmanın zahmetli oluşu, büyük şehirlerde daha da artan trafikle beraber yoğun çalışma temposu ve buna bağlı olarak değişen beslenme alışkanlıklarının bir sonucu olarak obezite, hareketsizlik, hipertansiyon, diyabet vb. bedensel rahatsızlıklar ortaya çıkmıştır. Bu rahatsızlıkları ortaya çıkaran nedenlerin düzenlenmesi için tedavi ve araştırma gerekirken, bunu çözmek yerine gıdalardaki şekeri tatlandırıcı ile değiştirerek insanları adeta illa zayıf olmak ve az kilo alma düşüncesini dayatmak benim kanaatimce son derece yanlıştır. Öncelikle insanların çalışma koşulları ve beslenme durumları düzenlenmelidir. Hem gebeler hem de toplumun tüm kesimlerinde ambalajlı hazır ürün kullanımı en aza indirilerek tıpkı eskiden olduğu gibi mevsiminde yetişen doğal gıdaların tüketimi desteklenmelidir.

SONUÇ OLARAK

Diyet veya light ürünlerin taşıması gereken şartlar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmeliklere göre denetlenmektedir.

Light ürünler, diğer tüm hazır gıdalar kadar katkı maddesi içerirler. Bazılarında şeker azaltılmış ancak yağ ve proteinin kalorisi aynı kalmıştır. Bazılarında yağ azaltılmış ancak karbonhidrat ve protein içeriği aynı kalmıştır. Bu nedenle daha az enerji almak adına diyet ürün kullanımını tavsiye etmiyorum. Sağlıklı olan; hazır, ambalajlı diyet veya değil tüm ürünlerin tüketimini mümkün olduğunca en aza indirmektir.

Diyetisyen Çiğdem Öteleş

Bu Haber 337 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 11.04.2017 Sal 05 : 11

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.