Gebelikte duygusallık neden olur ?

Gebelikte duygusallık neden olur ?

HAMİLELİKTE DUYGUSALLIK NEDEN OLUR ?

Kişi yaşamı boyunca pek çok stresli durum yaşar. Hamilelik de kişi için büyük bir stres kaynağıdır. Anne adayı, gebeliği boyunca fiziksel, psikolojik, biyolojik değişiklikle başa çıkmaya çalışır.Östrojen, oksitosin gibi hormonların artışı nedeni ile aşırı kaygı, üzüntü, karamsarlık, takıntı durumlarını yaşayabilir. Yapılan araştırmalara göre gebelik döneminde beyindeki gri madde (bilgi işlemeden sorumlu bölge) daha yoğunlaşıyor. İşte bu yoğunlaşma anneliğe daha kolay hazırlanmayı sağlıyor. Ona şefkat gösterme, koruma içgüdüsü, sevgi, kaygı, korku gibi bebeğin ihtiyaçlarına alışmasını sağlıyor.

Hamilelikte geçirilen evrelerin getirdiği psikolojik sorunlar ise şunlardır:

İlk 3 ay (0-3)

  • Düşüklerin en sık görüldüğü dönem bu dönemdir. Dolayısıyla kişinin belki de en yoğun duygusal süreçten geçtiği dönem bu dönemdir. Her an bebeğe bir şey olabilir kaygılarını yaşayabilir.
  • Kabullenememe (planlı olmayan gebelerde sık görülür) duygusu yaşanabilir.
  • Nasıl bir anne olacağım, ona yeterli olabilecek miyim, hayatım bundan sonra nasıl değişecek gibi sorularla daha çok stres yaşayabilir.
  • Ortalama 7. Haftada başlayan genelde 12. Haftada biten kusma, yorgunluk gibi fizyolojik sıkıntılarla baş etmeye çalışır
  • Sürekli uyuma isteği, halsizlik bu dönemde görülen belirtilerdir.
  • Sürekli değişen ( neşeli iken ağlama krizine girmesi gibi ) duygularla baş etmeye çalışır.

İkinci 3 aylık dönem (3-6)

  • Hamileliğin balayı başlamıştır.
  • Daha enerjik, keyifli, pozitif dönemdir.
  • Bebeğin hareketleri hissedilmeye başlar. Onunla iletişime geçilmesi önerilir. (konuşulması, kitap okunması, müzik dinletilmesi)

Son 3 aylık dönem (6-9)

  • Doğum yaklaşmıştır.
  • Artan kilolarla birlikte uyku sorunları, bel ağrıları gibi fiziksel sıkıntılar başlamıştır.
  • Nasıl doğum yapacağım, doğum anında bir problemle karşılaşır mıyım gibi kaygılı düşüncelerle korku duygusu yaşayabilir.
  • Tam bu saydığım nedenlerden dolayı stresli süreç tekrar başlayabilir.

Bu süreçlerde bahsettiğim sıkıntılarla daha iyi baş edebilmek için doktorunuza güvenmelisiniz. Eşinizden destek almalısınız. Olumlu düşünmeye çalışmalı bunların normal olduğunu, her hamile kadının yaşayabileceğini bilmelisiniz. Size endişe veren durumlarda doktorunuza danışmalısınız. Ve eğer çevrenizde hamile tanıdıklarınız varsa onlarla sık sık iletişime geçmelisiniz.

GEBELİK DEPRESYONU

Psikiyatri kliniklerine en çok başvuran hastalıklardan biridir depresyon. Ağır bir çökkünlük halidir. Yoğun bir isteksizlik ve enerji kaybı yaşar kişi. İştahı, uyku düzeni, fiziksel görünümü, sosyal hayatı her şeyi değişir. Gebelikte yaşanan duygusal dalgalanmalar anne adayının depresyona girmesine neden olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre hamile kadınların %70’i kendini depresif hissetmektedir. Bu duygusal dalgalanmayı aslında her insan zaman zaman yaşayabilir bu normaldir. Peki gebelikte depresyon tanısı zaman zaman hissedilen depresif duygudan nasıl ayırt edilir gelin ona bakalım:

► Nedensiz yere sürekli kendini üzgün hissetme

►Sürekli ağlama isteği

►Anhedoni(isteksizlik)

►İştahtaki değişiklik (azalma veya artma)

►Uykudaki değişiklik (çok uyuma veya uyuyamama)

►Suisid düşünce (intihar düşüncesi)

►Değersizlik duygusu

►Anksiyete

►Unutkanlık,dikkat dağınıklığı

►Aşırı yorgunluk

Bu belirtilerin çoğunu veya hepsini en az 2 haftadır yaşıyorsanız ve günlük işlevselliğinizi etkiliyorsa mutlaka hekime başvurmalısınız.

►Gebelik Depresyonu Arttıran Faktörler

►Genetik yatkınlık

►Planlı olmayan gebelik

►Olumsuz aile yaşantısı

►Geçmişte var olan depresyon tanısı

►Maddi sorunlar

►Kişinin aşırı kaygılı olması

►Gebe kalma yaşı

►Gebelikte komplikasyonlar

TEDAVİ

Gebelik döneminde yaşanılan olumsuz duygular maalesef ki bebeği etkileyebilir. Stres altındayken kortizol üretimi artar ve bu bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Erken doğum olabilir. Beyin gelişimi ve fiziksel gelişimi olumsuz yönde etkilenebilir. Bebeğin dünyaya geldikten sonraki ruh halini etkileyebilir. O yüzden depresyon mutlaka tedavi edilmelidir. Psikoterapi depresyonun geçebilmesi için en etkili yöntemdir. İlaç tedavisi gebelik döneminde riskli olduğu için antidepresan kullanımından kaçınılmalıdır. Tabi ki en doğru yönlendirmeyi hekiminiz yapacaktır. Psikoterapide kişinin işlevsel olmayan düşünceleri ile çalışılır. Olumsuz otomatik düşünceler bilişsel yeniden yapılandırma ile  işlevsel düşünceler  ile değiştirilir. Eğer kişilerarası sorunları varsa iletişim yöntemleri konuşulmalıdır. Sorun çözme becerileri değerlendirilip sosyal beceri geliştirilebilir. Sorunlu olduğu alanlarda yardımcı olunur.

GEBELİK DÖNEMİNDE EŞLER NASIL DAVRANMALI

Evet.. Gelelim babaların gebelik sürecindeki rolüne. Gebelikte kadının bir dizi karşılaştığı değişikliklerden bahsettim. Bu değişikliklerle daha iyi başa çıkabilmesinde lohusalık depresyonunu aşabilmesinde en büyük destekçisinin eşi olduğunu düşünüyorum. Gebelikte kadının duygusal dalgalanmaları ile başa çıkabilmesi için eşinin ona daha sabırlı ve hoşgörü ile yaklaşması gerekir. Bulantıların başladığı ve arttığı ilk 3 ayda anne adayının yemek yapamadığı, mutfağa giremediği günler olacaktır. Bu dönemde eşin mutfak ve ev işlerinde destek olması gerekir. Anne adayı hamile olduğunu öğrendiği günden itibaren annelik psikolojisine girmektedir. Baba adayının babalık duygularını daha yoğun ve daha erken yaşaması için doktor kontrollerine anne ile beraber gitmesi, kalp atışlarını duyması, bebek alışverişini beraber yapmaları, bebeğin odası ismine karar verilmesi, geleceği ile ilgili planları  anneyle birlikte oluşturmalarını öneririm. Anne adayı gebelik sürecinde zaman zaman kendini yetersiz, değersiz hissedebilir. Fiziksel olarak kendini beğenmeyebilir. Bu dönemlerde eşine destek olması, motive etmesi, onu rahatlatması gerekir. Bu dönemde eşiyle oldukça sık iletişime geçip anne adayının hislerini sormalıdır. Bu sürecin geçici olduğunu baba adayı her fırsatta kendisine hatırlatmalıdır.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON

Bebeğiniz dünyaya geldi. Gelsin uykusuzluk ve yorgunluk. Eşinizin de dahil olmak üzere tüm herkesin odak noktası bebeğiniz olabilir. Hormonlarınızda da hızlı bir düşüş oldu. 3 gün içerisinde hormonlarınız hamile kalmadan önceki hormon seviyelerine inmektedir. Eğer çok çocuğunuz varsa, sosyal desteğiniz kısıtlı ise, önceden yaşadığınız depresyon öykünüz varsa  kimyasal değişikliklerle ve sosyal, psikolojik değişikliklerle birlikte depresyona girme olasılığınızı arttırabilir. Doğum sonrası görülen depresyona postpartum depresyon adı verilir. Peki belirtileri nelerdir? Anhedoni(isteksizlik), suisid düşünceler, değersizlik, yetersizlik duyguları, depresif ruh hali, aşırı karamsarlık gibi yazımın öncesinde yer verdiğim depresyon belirtileridir. Peki tedavisi nasıldır? Öncelikle çevrenizden destek isteyin, size destek olmalarına izin verin, eşinize duygularınıza anlatın, taleplerinizi söyleyin. Bol bol dinlenin. Bebeğinizle vakit geçirin. Ayrıca beslenmenize dikkat etmenizi, kendinize zaman ayırmanızı öneririm. Ve bence ilk 40 gün yeni doğum yapmış kadının evine çok misafir gitmemelidir. Anneliği ile ilgili, bebeği ile ilgili, sütünün yeterli olup olmaması ile ilgili yorumlardan uzak kalmaya çalışmalıdır. Eşin desteği yine bu dönemde de büyük önem taşır. Baba eşine her açıdan yardımcı olmalıdır. Onunla sık sık iletişime geçmeli, bebek bakımında destek olmalıdır. Anne doğumdan sonra belki bir süre kalkamayabilir, belki kendi banyosunu bile yapamayabilir. Bu aşamada annenin özbakımı ile birebir ilgilenmelidir.  Eşini her türlü olumsuz yorumdan uzak tutmalıdır. Baş başa anne bebek ve baba zaman geçirmelidir. Çok kısa zaman içerisinde her türlü sıkıntının yola gireceği unutulmamalıdır. Eğer annenin  şikayetleri uzun sürerse bebeğe zarar verici düşünceleri varsa, depresyonundan dolayı bebeğe zaman ayırmıyorsanız depresyon belirtileri 2 haftadan uzun sürerse mutlaka profosyonel yardım almalıdır.

Uzman Klinik Psikolog

Büşra Öztürk

admin
admin
2010 yılından itibaren alanında uzman kişilerin bilgilerine başvurarak anne adaylarının 9 ay 10 gün boyunca aklına takılan tüm sorulara cevap vermeye çalışıyoruz.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.