40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Sezaryen Doğum Kaç Kez Yapılabilir?

Sezaryen Doğum Kaç Kez Yapılabilir?

Normal doğum ve sezaryen doğum arasındaki farklar, hangisinin daha iyi olduğu gibi tartışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Sezaryen ile ilgili düşüncelerin çok farklı olduğu günümüzde kafalar daha fazla karışmış durumda. Özellikle ilk doğumunu çeşitli sebeplerle sezaryen doğum şeklinde yapan kadınlar, olabilecek diğer doğumlarıyla ilgili fazlasıyla kafa karışıklığı içindedir. Özellikle de sezaryen doğum sonrasında normal doğumun yapılmasına izin verilememesi ile ilgili ciddi anlamda bir belirsizlik söz konusudur.

Sezaryen ile Doğum Yapmakta Sınır Var mıdır?

Uzmanların açıklamalarına göre ne kadar sezaryen doğum yapılabileceğiyle ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır. Herhangi bir rakam verilememesine rağmen kimi kadın doğum uzmanlarınca kabul edilmiş ortak görüşe göre üç sezaryen doğumdan sonrası riskli olabilir denmiştir. Riskin temeli ise ameliyatlar nedeniyle karın içi yapışıklıkların devamlı artması olarak ifade edilir. Ancak üç olarak verilen sayı net bir sayı değildir. Elbette üçten fazla sezaryen doğum yapılabilir ama beraberinde oluşabilecek risklerin bilinmesi ve kabul edilmesi gerekir. Çeşitli sebeplerle ilk iki ya da üç doğumunuzu sezaryen ile yapmış olsanız bile eğer rahim normal doğuma uygun değilse mecburiyetten de sezaryen yapılabilmektedir.

Çok Sayıda Sezaryenin Sakıncaları

Üç ve üzeri sezaryen doğumlar, ameliyat uygulaması nedeniyle karın içindeki yapışıklık miktarında artış olmasına bağlı olarak sakıncalı kabul edilir. Yapışıklığın artması bir sonraki her sezaryen için tehlike oluşturmaktadır. Bunun yanında bu sayı çoğalmaya devam ettikçe anne karnında bebeğin eşinin yanlış yere yerleşmesi, rahime yapışması gibi olasılıklarda artış görülmüştür. Riskler doğrultusunda bebeğin eşi doğum kanalına yerleşirse doğum kanalında tıkanma görülebilir. Ayrıca ameliyat sayısı çoğaldıkça rahimdeki kesi miktarında da doğru orantılı bir artış olacaktır. Ancak belirtmek gerekir ki belirlenen bu riskler genel olarak ilk 3 ameliyat boyunca geçerli değildir. Yani ilk doğumdan üçüncü doğuma kadar endişe duymanıza gerek yoktur. Bunların yanında çok sayıda sezaryen, mesane, üreter ve bağırsak alanlarında yaralanmalar görülmesi de mümkündür.

Sezaryen Sonrası Normal Doğum Riskli midir?

Bu konudaki en büyük risk eski sezaryenlere bağlı olarak kesilen yırtılmasıdır. Buna tıp dilinde rüptürü denir. Rüptür oranı ülkemizde yüzde 1,5 ile 2 arasındadır. Eğer normal doğum yapılmaya çalışılmış bu aşamada da suni sancı verilmişse risk çok daha yüksek seviyelere çıkar. En tehlikeli olanı da rahimdeki yırtılmanın dikkat edilmeyip kanaması ve bebek ile anneye ciddi zararlar vermesidir. Ciddiyetini hayati tehlikesi olmasından tahmin etmek mümkündür. Böyle durumlarda acil bir ameliyat söz konusu olursa rahmin alınmasına kadar varacak durumlar görülebilir.

Sezaryen Sonrası Doğum Neden Önerilmez?

  • Doğum sırasında acil yapılan sezaryen işleminde her an gerekebilecek acil şartların, çeşitli imkânların sağlanamaması durumu varsa önerilmemektedir.
  • İlk sezaryen uygulamasında rahime yapılmış kesi klasik biçimdeyse yani dikine, T biçiminde yapılmışsa, rahmin yırtılmasının riski artacağı için önerilmez. Bu konuyla ilgili bilgileri, önceki doğumlarınızı yapmış olduğunuz hastanelerden detaylı biçimde almalısınız. Ancak ülkemizde kayıt sistemi çok iyi durumda olmadığından bu bilgilere ulaşma ihtimaliniz pek yüksek değildir. Dolayısıyla doğrudan sezaryen sonrası normal doğum tavsiye edilmez.

Ülkemizde Neden Sezaryen Sonrası Doğuma İzin Verilmez?

Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde sezaryen sonrasında sık sık normal doğum yapılmaktadır. Yani aslında tıbbı açıdan çeşitli bilgiler değerlendirildiğinde sezaryen sonrası normal doğum sakıncalı olmayabilir. Ancak ülkemizdeki hekimler bu konuda ısrarlar tam tersi bir tutum sergilemektedir. Bu konuda en temel neden hastanelerde rahim yırtılması sonucu oluşabilecek kanamalarda anneye verilecek taze kanın bulunması ile ilgili sıkıntı işlemler ve sonucunda hastanın hayatının tehlikeye girme riski olarak açıklanabilir. İkinci bir sebep de ülkemizde geriye dönük hastaya uygulanmış ameliyatların detaylarıyla ilgili bir bilgi sisteminin olmamasıdır. Sezaryen sonrasında normal doğum yapılıp yapılamayacağını belirlemek için kullanılan bilgi; önceki ameliyatta rahimdeki kesinin ne şekilde yapıldığıdır ama ülkemizde bu konularla ilgili bir bilgi sistemi, arşiv bulunmamaktadır. Yani aslında sezaryen doğumunuz sırasında genel anestezi tercih etmediyseniz; doktorunuza ameliyat sırasında kesiyi ne şekilde yaptığıyla ilgili bilgi almaya çalışabilirsiniz. Dahası bu konuyu baştan konuşup doktorunuzla değerlendirebilirsiniz. Ancak başka bir doktor yine de bu riske girmek istemeyebilir.

Bu Haber 25.815 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 17.09.2015 Per 08 : 17

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.