40 haftalık hamilelik süresince sizin yanınızdayız

Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Yüksek mi?

Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Yüksek mi?

Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Yüksek mi?

Tüp bebek tedavisi, günümüzde en yaygın uygulanan yardımcı üreme yöntemidir. Gelişen teknolojik imkanlar ve tıbbi gelişmeler sayesinde başarı oranları her geçen gün artmaktadır. Tüp bebek tedavisi hasta dostu bir tedavi olduğu için de gündelik yaşantıyı etkilemez ve çiftin hastanede kalmasına gerek olmaz. Güvenilir ve deneyimli Tüp bebek merkezlerinde, kısırlık sorununa ve diğer faktörlere göre uygulanan tedavi yöntemleri sonucunda, yan etki riski oldukça azdır.www.bulenttiras.com adresinin haberine göre tüp bebek tedavisinde düşük riski aşağıdaki gibi:

Tüp bebek gebeliklerinde düşük riski, normal gebeliklere göre nispeten daha yüksek olmaktadır. Ancak bu durum, tüp bebek tedavisinden değil, kısırlık kaynağından ve anne adayının yaşından dolayı yaşanmaktadır. Tüp bebek tedavisinde düşük riskini arttıracak bir uygulama söz konusu değildir.

Düşük riski:

Anne adayının yaşı ilerledikçe yumurta hücrelerinin sayısı ve kalitesi düşer. Bu sebeple de düşük yapma riski artar. Aynı şekilde rahimdeki miyom, polip gibi yapılar ya da diğer kısırlık sebepleri de düşük riskini arttırmaktadır. Düşük yapma riski ileri yaşlardaki gebeliklerde daha sıklıkta görülür. 40 yaşının üstündeki kadınlarda düşük yapma riski % 50 civarındadır. Fakat bu risk, tüp bebek tedavisi kaynaklı değildir.

Düşük nedir?

Düşük; hamileliğin 12. Haftasına kadar meydana gelen gebelik kayıpları olarak adlandırılmaktadır. Gebelik kayıplarının çok çeşitli sebepleri olabilir. 12. Haftadan sonra meydana gelen gebelik kayıpları, düşük olarak adlandırılmamaktadır.

 Düşüklere sebep olan faktörler ise: 

  • gebelik kesesinin oluşmaması,
  • embriyonun kalp atışlarının gelişmemesi,
  • kanamayla gebeliğin kaybedilmesi gibi sebepler olabilir.

En yaygın düşük sebebi ise kromozomal bozukluklardır. Bu bozukluklar, embriyonun genetik olarak sahip olduğu bozukluklardır ve anne adayının yaşının ilerlediği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu sebepler dışında ise;

  • Rahme ait yapısal sorunlar,
  • Rahimdeki enfeksiyonlar,
  • Çift rahim,
  • Rahimde perde olması,
  • Trombofili olarak sayı

Trombofili anne adayında damar içi pıhtılaşmaya yatkınlık olarak ifade edilmektedir. Bu durumda da düşük riski artmaktadır. Gebelik kayıplarının yaklaşık olarak %15’inde bu sebep geçerli olmaktadır. Yani her altı gebelikten biri bu sebeple düşmektedir. Yardımcı üreme yöntemleri ile gerçekleşen hamileliklerde bu risk artmaktadır.  Yani yardımcı üreme teknikleri, doğal gebeliklere oranla düşük riskinin artış gösterdiği vakalardır. Fakat bu durum kısırlık sebepleri, anne adayının yaşı, sperm hücrelerinin kalitesi, sayısı ve morfolojisi gibi etkenlerle artmaktadır. Tüp bebek tedavisinde uygulanan yöntemler ve ilaç tedavileri bu riskin artmasına yol açmamaktadır.

Bu Haber 965 kez okunmuştur.

Eklenme Tarihi : 20.04.2016 Çar 08 : 20

YORUM YAZ

Henüz yorum yapılmamış.